• Kitap İnsan Yaratır
  • (0212) 526 46 26
  • aya@ayakitap.com
  • Hakkımızda
  • Blog
  • İletisim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK Aydınlatma Metni
Aya KitapAya KitapAya KitapAya Kitap
  • Aya Kitap
  • Anlatı
    • Biyografiler ve Otobiyografiler
  • Roman
    • Anı
    • Fantastik
    • Tarihi Roman
  • Şiir
  • Öykü
  • Çocuk
  • Kişisel Gelişim
    • Gizli İlimler
    • Cinsellik
  • Sağlık
    • Ajanda
    • Spor
✕

Türkiş Dekameron / Cumhuriyet Gazetesi / 2 Ağustos 2018

 

Işıl Özgentürk’ün yeni kitabı “Türkiş Dekameron”; gözümüzü kapatmayı seçtiğimiz acılar, tutkular, travmalar ve sırlarla derdi olan karakterleri odağa aldığı anlatılarından bir seçki. Özgentürk’le ‘Başına Buyruk Öyküler’ ve ‘Bütün Mutlu Aileler’ adlı iki bölümde kaleme aldığı “Türkiş Dekameron”u konuştuk.
[Haber görseli]

‘Hayatımız bir sosyal pornografi!’

– Boccaccio’nun Decameron’undan bahsederek başlayalım söze…

– Decameron hikâyeleri, İtalyan yazarı Giovanni Boccaccio tarafından 1348-1351 arasında yazılmış. Boccacio, Ortaçağ karanlığında elinde bir fener, sokaklarda, kilise kuytuluklarında, avlularda, zengin kadınların yatak odalarında bir gölge gibi dolaşıp o güne kadar edebiyatta söylenmeyeni söylemeye çalışıyor. İtalyan dilinde basılmış ilk kitap. Malum o güne kadar Latince egemen. Muzip, gözükara biri. Kimi zaman din baskısını, kimi zaman ikiyüzlü ahlakı mizah ve ironiyle sunuyor. Tabii yasaklanıyor ama insanlar hikâyeleri küçük broşürler hâlinde basarak sokaklarda dağıtıyor, çadır tiyatrolarında oynuyor.

– Dünyanın değişmesini istemeyenlerce bir günah kitabı ilan edilmiş Decameron; susmamanın, baskıya başkaldırının bir ifadesi. Ya, Türkiş Demakeron?

– Kötü bir huyum var, epey röntgenciyim ve bunu her yerde yapıyorum. Otobüste, meyhanede, deniz kıyısında ve bu hikâyeler, âdeta kucağıma düşüyor. Kimi zaman beni uçuruyor kimi zaman şiddetle yere vuruyor. Lunaparkta balerinaya binmiş gibi hissediyorum. Evet, hayatımızın en mahrem yanları artık ya sosyal medyada ya da iktidar emriyle uluorta sergileniyor. Öyleyse dedim, ben daha iyisini yaparım, hodri meydan maskeler aşağı. Sırlarımız, kurnazlıklarımız, ihanetlerimiz; haydi beyler hanımlar, tiyatromuz az sonra başlıyor!

“HAYATIN KENDİSİ FANTASTİK!”

– Kitabınızın bölümleri “Kafası Bozuk Hikâyeler” ve “Bütün Mutlu Aileler”, bir elmanın iki yarısı gibi. Eleştirelde merkez noktaları bir.

– “Kafası Bozuk Hikâyeler”in kafası epey bozuk. Yazar şöyle bir bakmış, pembe pembe tüllerle döşenmiş yatak odalarının pembe dünyasının sakladığı sırları, erkeklerin hiç konuşmadıkları sünnet travmalarını, internetle tanışan karılarının boynuzladıkları erkeklerin acılı hikâyelerini şöyle bir anlatayım demiş. Tabii bu bölümde insanın kalbine dokunan hikâyeler de var. Ne yazık ki hayatımız tıpkı bir dönme dolap gibi acının ardından kahkaha atmayı unutursak bize ne kalır? Çoğu kişi, “bu hikâyeler gerçek olamayacak kadar fantastik” diyebilir. Öyle, hayatın kendisi fantastik! Ben sadece bir disiplin içinde olup biteni aktarmaya çalıştım. “Bütün Mutlu Aileler” bölümüne gelince hayatım boyunca duyduğumda tüylerimi diken diken eden bir şehir efsanesi var: “Türk aile yapısı çok sağlamdır, nasıl yani? Kim hangi araştırmayı yapmış? “Çocuk tecavüzü” dersin, hemen lafı ağzına tıkarlar: “Bizde olmaz!”. “Ensest” dersin, “Bizde olmaz”. Nasıl olmaz! Biz steril bir fanusta mı yaşıyoruz? Bütün insan hâlleri ülkemizde de yaşanıyor. İşte ben burada haykırıyorum: Bütün mutlu ailelerin sırları var biliyorum. Yok diyemezsiniz.

– Evet, topluma “bir hâller oldu”. Nedir bunlar?

– Hayatımız bir sosyal pornografi. Yani şu hâle bak, deniz gören mezar satıyor. Öyle böyle değil bayağı müşterisi var. Hayatlarında deniz kıyısında oturmamış, bir sahil lokantasında balık yememiş insanlar, öbür dünyadan denizi seyretmek için mezar yeri alıyor. Bir alet çıkarılmış, dua okumana gerek yok, kafanın üstüne koyuyorsun o senin yerine okuyor. Milletin seyrettiği dizilerde herkes muhteşem evlerde oturuyor, herkesin bir entrikası var ve kadınlar sabahın köründe pür makyaj, ayakta topuklu ayakkabılar yalı odalarında dolaşıp duruyor. Her yeri dar siyah blucin pantolonlu, çıplak ayağına babet giyen, saçı sakalı karışmış erkekler kapladı. Öyle oluyor ki herkesi bir tanıdığa benzetip el sallıyorum.

Gençler ya çok yorgun ya da sıkılmış. Sosyete hayatı diye bir şey gösteriliyor televizyonlarda; yüzleri botosktan çirkin mi çirkin obez bir kediyi andıran kadınlar, alay eder gibi makyaj malzemelerinin elli bin lira tuttuğunu söylüyor. İktidarın yalanlarına hiç değinmeyeceğim, onları herkes biliyor. Biz Türkler her şeyin suyunu çıkarmak için dünyaya gelmişiz. Her şeyi hemen tüketim, çöplüğe atıyoruz. Bugünlerde tek derdimiz para. Tanrı paradır! Tanrı para olunca da her şey pornografik bir kısır döngüye dönüşüyor. Kimse bana kızmasın!

“KİMSEYE EYVALLAHIM YOK!”

– Bunları neden şimdi yazdınız?

– Kimseye eyvallahım yok! Hiçbir zaman da olmadı. Bu hikâyelerin yazılması gerekiyordu, öncelikle kendim için! Geç bile kaldım. Şimdi tam yeri ve zamanı. Birileri artık haykırsın istedim. Hikâyelerin daha da cesur olmasını isterdim. Dostlarım, “Işıl gene yufka yürekliliğin tutmuş, sen de neler neler var biz biliyoruz” diyorlar. Yetmemiş yani! Bir de şunu çok isterdim; belki de bu yaşta bile tam bir sokak çocuğu olduğum için elimde Decameron hikâyeleri, broşür halinde sokaklarda dağıtıyorum. Harika olurdu, hayali bile güzel!

“BİZİ ÇÖZEMEZLER ALKIŞLAR!”

– Feleğin sillesi ne ki silsilesi öyküler de var seçkide. “Ebabil” en yakıcılarından. Taciz ve tecavüzün yaygınlığına ilişkin sosyo-politik bir irdeleme niteliğinde. “Gençliğin Dayanılmaz Ağırlığı” ise yaşayamayan genç ölülere adanmış…

– Kafası bozuk hikâyelerden sonra kendime gelmek için yazdığım hikâyelerden söz ediyorsun. Çok canım yanarak yazdım onları. Özellikle de Armutlu’da bir etkinlikte tanıdığım Dilek; bölgenin çocukları için açılan pazarda ondan kırmızı bir çift örme pabuç alıp gelecekten konuşmuştuk. Bir polis kurşunuyla öldü. Sonra Yusuf Emre Şen; onunla Seferihisar’da tiyatro festivalinde tango yapmıştık, Suruç’ta patlayan bomba onu öldürdü. Yapamazdım, onların hayallerini anlatmadan bu kitap eksik kalırdı. Nereden geldi bu hikâyeler diye soruyorsun, onlar hep yanımdaydı.

– Kitabın muzır mizahı, öykülere can veriyor. Bir Minibüs Kardeşliği mesela…

– Biz buyuz, sana bir şey söyleyeyim, Bizim kanlar Oktay Babuna diye bir herifin yaptığı oyun sayesinde Amerikan kan bankalarına gitti, duydum ki bizim genetik kodlarımızı çözmeye çalışan makineler iflas etmiş. Alkışlar!

– Mutlu sonların kitabı değil “ Türkiş Dekameron” ama vazgeçmenin de…

– Bir Türkiye kitabı diyelim. Ama bitmedi. Şimdi yeni bir Dekameron’a başlıyorum. Bu arada bu kitabı basma cesareti gösteren Derya Akyıldız ve kitabın kapağı ile iç desenlerini hiç yüksünmeden, sevgiyle yapan Mustafa Delioğlu’na teşekkür etmek istiyorum.

Türkiş Dekameron / Işıl Özgentürk / Aya Kitap / 176 s.

Gamze Akdemir, Türkiş Dekameron, 2 Ağustos 2018

Benzer yazılar

Koleksiyonluk İnceleme Raflarda: “Distopya: Hayal ile Gerçek Arasında”


Devamını oku
Karayazıcı Abdülhalim

Karayazıcı Abdülhalim


Devamını oku

Yepyeni Bir Yayınevi: Aya Kitap


Devamını oku

Comments are closed.

Son Eklenen Yazılar

  • Koleksiyonluk İnceleme Raflarda: “Distopya: Hayal ile Gerçek Arasında”
  • Meltem Budan Nalbant’ın Dördüncü Romanı Raflarda
  • “Tutku İnsanın Kendisine Sunduğu En Değerli Armağandır”
  • Yepyeni Bir Yayınevi: Aya Kitap
  • Karayazıcı Abdülhalim

Kategoriler

  • Basında Biz
  • Güncel
  • Haberler
  • İnceleme-Eleştiri

İletişim

A. Alemdar Mah. Nuruosmaniye Caddesi Eser İşhanı No:17 Kat:2 Cağaloğlu, 34334 Fatih/İstanbul

T. (0212) 526 46 26

M. aya@ayakitap.com

W. www.ayakitap.com

İletişim

A. Bahçeşehir 2. Kısım Mah. Ayçiçeği Sokak Basın Emekçileri Sitesi A Blok 5.Kat D:10 Bahçeşehir / İstanbul

T. (0212) 526 46 26

M. aya@ayakitap.com

W. www.ayakitap.com

Kurumsal

  • Hakkımızda
  • Blog
  • İletisim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK Aydınlatma Metni

Sosyal Medya

  • Instagram
  • Facebook

Copyright © 2026 | Aya Kitap | Tüm hakları saklıdır | Tasarım : Murat TALİ
    0

    0.00 ₺

    Kurumsal
    • Ana Sayfa
    • Hakkımızda
    • İletisim
    • KVKK Aydınlatma Metni
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik Politikası
    • Blog
    • Kitap İnsan Yaratır
    • (0212) 526 46 26
    • aya@ayakitap.com
    • Hakkımızda
    • Blog
    • İletisim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik Politikası
    • KVKK Aydınlatma Metni
    ✕

    Giriş Yap

    Parolanızı mı unuttunuz?

    • Consent
    • Detaylar
    • Çerezler Hakkında

    Bu internet sitesi çerezler kullanmaktadır.

    İçerikleri ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sunmak ve site trafiğimizi analiz etmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Ayrıca internet sitemizi kullanımınıza ilişkin bilgileri sosyal medya, reklam ve analiz iş ortaklarımızla paylaşabiliriz. Bu iş ortakları, paylaştığımız bilgileri kendilerine sağladığınız veya kendi hizmetlerini kullanımınız sırasında elde ettikleri diğer bilgilerle birleştirebilir.

    Gerekli Çerezler

    Gerekli çerezler, sayfalar arasında gezinme ve internet sitesinin güvenli alanlarına erişim gibi temel işlevleri mümkün kılarak internet sitesinin kullanılabilir olmasını sağlar. Bu çerezler olmadan internet sitesi düzgün şekilde çalışamaz.

    Analiz ve Performans Çerezleri

    İstatistiksel çerezler, ziyaretçilerin internet sitesiyle nasıl etkileşim kurduğunu anlamak amacıyla bilgileri toplayarak ve raporlayarak site sahiplerine yardımcı olur. Bu bilgiler, kullanılan teknolojiye bağlı olarak anonim veya kimliği belirli ya da belirlenebilir bir kişiyle ilişkilendirilebilir nitelikte olabilir.

    Pazarlama Çerezleri

    Pazarlama çerezleri, ziyaretçilerin farklı internet sitelerindeki hareketlerini izlemek amacıyla kullanılabilir. Amaç, kullanıcıların ilgi alanlarına uygun ve dikkat çekici reklamlar sunmak; böylece bu reklamların yayıncılar ve üçüncü taraf reklamverenler açısından değerini artırmaktır.

    Çerezler, internet sitelerinin kullanıcı deneyimini daha verimli hâle getirmek amacıyla kullanabileceği küçük metin dosyalarıdır.

    Mevzuat uyarınca, internet sitesinin çalışması için kesinlikle gerekli olan çerezleri cihazınızda saklayabiliriz. Diğer çerez türleri için ise gerekli olduğu durumlarda izninize ihtiyaç duyarız. Bu kapsamda, gerekli olarak sınıflandırılan çerezler, uygulanabilir olduğu ölçüde GDPR'ın 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi kapsamında değerlendirilir. Tercih ve pazarlama gibi zorunlu olmayan çerezler ise başka bir geçerli hukuki işleme şartı bulunmadığında GDPR'ın 6. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca açık rızanıza dayanılarak kullanılır.

    Bu internet sitesinde farklı türlerde çerezler kullanılabilir. Bazı çerezler, sayfalarımızda yer alan üçüncü taraf hizmet sağlayıcılar tarafından yerleştirilebilir.

    İnternet sitemizdeki Çerez Bildirimi üzerinden çerez tercihlerinizi dilediğiniz zaman değiştirebilir veya verdiğiniz açık rızayı geri çekebilirsiniz.

    Hakkımızda, bizimle nasıl iletişim kurabileceğiniz ve kişisel verilerinizi nasıl işlediğimiz hakkında daha fazla bilgi için Gizlilik Politikamızı inceleyebilirsiniz.

    Çerez tercihlerinize ilişkin bizimle iletişime geçerken lütfen onay kimliğinizi (Consent ID) ve onay tarihini belirtiniz.

    Reddet Özelleştir Seçilenlere İzin Ver Tümüne İzin Ver

    Aya Kitap Ajans

    En kısa sürede size yanıt vereceğiz!

    Türkiş Dekameron / Cumhuriyet Gazetesi / 2 Ağustos 2018 hakkında detaylı bilgi rica edebilir miyim? Ürünün siparişini nasıl verebiliyoruz ve nereden temin edebiliyoruz?

    WhatsApp İletişim

    Çevrimiçi | Privacy policy

    WhatsApp İletişim