Fantastik Roman Severler Buraya!

“Efsaneye göre yaşam ağacı olan Muñar Ağacı her bahar çiçek açar meyveye dururmuş. Ağacın olgunlaşmış meyvelerinin sarı nektarından ölümsüzlük suyu akarmış. Onun dallarına yuva yapan kuşlar ağacın leziz nektarından içer, böylece ölümsüz hale gelirlermiş.

Günün birinde Muñar Ağacı’nın dallarında doğan bir yavru kuş Muñar Ağacı’na aşık olmuş. Gün doğmuş, gün batmış, yavru kuş bu imkansız aşkla büyümüş, olgunlaşıp serpilmiş, bakmaya kıyılamayan yetişkin bir kuş olmuş. Öyle ki, kanatlarının güzelliği, cennetten bakan Umay kuşunu bile kıskandırır olmuş.”

Ferda Güneş Aydın yeni romanı Alahçın’la okurlarını şaşırtmayı başarıyor ve satırlarıyla buluşan herkesi büyülü bir yolculuğa davet ediyor.

Yazar, etkisinden uzun süre çıkamayacağınız bir atmosfer yaratırken, efsanelerle, fantastik unsurlarla, incelikle ördüğü romanında, çizdiği gerçekçi karakterlerin kalplerine aşkla dokunuyor. Böylelikle, karakterlerin önüne çıkan aşılması güç her engel, aşkın sınandığı bir yapbozun parçaları haline geliyor.

Günümüz Türkiye’sinden, Orta Çağ İskoçyası’na, masallar, klanlar, derebeyler dönemine uzanan, güçlü bir kadının hikâyesi olan Alahçın, soluksuz okuyacağınız bir serüven olarak okurlarını bekliyor.

  1. Çildey: (God of Winds)

    Sibirya yerlisi Türk halklarından Hakaslarda Rüzgârların Efendisi ya da Yeller Tanrısı’dır. Rüzgâr anlamına gelen Çil, hafif yel anlamına gelen Tan ve kasırga anlamına gelen Huyun kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur.

    Ezelden beri kuşaktan kuşağa aktarılarak Şamanizm diğer adıyla Kam dini yaşatan
    Hakas Türkleri günümüzde de Şaman mitolojisinden birçok Tanrı’yı yaşatmaktadır.
    Timur B. Davletov, Şaman Araştırmacısı.

  2. Alahçın

    Türk mitolojisinde Yaşam Tanrıçası’dır. Alahçın Hatun veya Alahçın Ha-
    nım olarak anılır. Saka (Yakutlarda) Türklerinde ruhların en büyüğüdür ve doğanın,tüm canlıların koruyucusudur.

  3. Muñar Ağacı

    Yakut ve Altay Türkleri’nde yaşam ağacına Dünya Ağacı da denir. Eski Türk geleneğine göre, bu, Dünya’yı ortasından (göbeğinden) öte-âleme ve Demir-Kazık Yıldızı’na (Kutup Yıldızı) bağlayan, dalları vasıtasıyla şamanlara yeryüzünden yüksek âlemlere yolculuk yapma olanağı sağlayan bir ağaçtır. Buna Demir Ağaç da denir.

    Ural-Altay kültürlerinde gök katları, yaşam ağacı, kayın ağacından yapılma bir direk üzerine ya da bir kayın ağacının üzerine kertikler açılarak temsil edilir. Orta Asya’da kutsal kayın ağacına açılan bu kertiklerin sayısı 7,9 veya 12 olur. Sibirya’da yaşam ağacını ve yerin eksenini aynı zamanda, şamanın transa geçtiği çadırının ortasındaki kayından yapılmış direk temsil eder. Kayın ağacına verilen önem, Türkler’in akrabalık bağlarını gösteren isimlerde de “kayın” sözcüğünü kullanılmasıyla görülür (kaynata vs.).

    Abakan ve Moğol geleneğinde de görülebileceği gibi, Asya şamanist geleneklerinin birçoğunda yaşam ağacı “Dünya Dağı” kavramıyla ilişkilendirilir; ağaç dağın ya ortasında ya da tepesinde bulunur. Yine, Asya şamanist geleneklerinin birçoğunda, özellikle Orta-Asya, Sibirya, Moğol ve Endonezya mitolojilerinde, bedensiz varlıklar, yani bedenlerini ölüm olayı ile terk etmiş ruhlar ve tekrar doğmaya hazırlanan ruhlar, genellikle yaşam ağacının dallarına tünemiş, bekleşen küçük kuşlar olarak tasvir edilirler. Örneğin, Altaylılar “Yeryüzünde tekrar doğmayı bekleyen insan ruhları göklerdeki, göksel ağacın dallarındaki küçük kuşlar gibidir” derler. Turukhansk Yakutlar’ı geleneğine göre, Yaratıcı ya da ışığın yaratıcısı olan Yüce Varlık, ilk şamanı yarattığı zaman gökteki makamından sekiz dallı bir ağaç dikmiştir ki, dallarındaki kuşlar O’nun çocukları olan ruhları temsil ederler.

  4. Furiler

    Tanrıların intikam memurları veya yer altı dünyasının çirkin devleridir.

  5. Kelt Mitolojisi

    Kelt mitolojisi en yalın tanımıyla, Kelt politeizminin mitolojisidir. Kelt politeizmi Demir Çağıkeltlerinin diniydi. Demir Çağı‘ndaki diğer Avrupalılar gibi, erken dönem Keltleri de politeistik mitoloji ve dini yapıyı benimsemişlerdi. Kelt insanlarının içinde, Roma ile yakın iletişimi olan Galyalıların ve İber Yarımadasındaki Keltlerin mitolojileri Roma İmparatorluğu altında devam edememiş, daha sonra ise bu insanlar Hıristiyan olmuş ve Kelt(ik) dillerini de kaybetmişlerdir. İronik bir şekilde, bu insanların inanç ve geleneklerine dair bilgiler çeşitli Roma ve Hıristiyankaynakları sayesinde bugüne kadar ulaşmıştır. Bir başka açıdan ise, kendi politik veya lenguistik(dilsel) kimliklerini korumuş olan Keltler Demir Çağı‘ndaki atalarının mitolojilerinin en azından artakalan küçük bir kısmını iletebilmişlerdir. Bu iletilebilmiş kısım genellikle Orta Çağ‘da kaydedilmiş, yazılmıştır.

  6. Umay Kuşu

    Eski Türk efsanelerinde Huma kuşunun eşi Umay olarak kabul edilebilir. Umay eski Türklerde evlerin huzurundan ve mutluluğundan sorumlu önemli bir Tanrıdır. Bazı Türk lehçelerinde Kumay, Humay, vs. isimlerle de anılır. Umayın gittiği yere huzur ve mutluluk götürmesi ile aynı şekilde Huma kuşunun gittiği yere huzur ve mutluluk getirmesi karşılaştırılırsa efsanenin kökeni daha iyi anlaşılacaktr. Bunların dışında Yunan efsanelerinde Phoenix (Feniks), Arap efsanelerinde Anka kuşu, çeşitli Uzakdoğu ve Ön Asya kültürlerinde de Tanniao, Rokh, Simurg gibi isimlerle anılan; aynı niteliklere sahip kuş figürleri bulunmaktadır.

  7. Kelt Mitolojisinin Kültürümüze Etkisi

  8. Hepsi ve Daha Fazlası için

    Deniz Üstündağ, prohayat.net, 30 Mayıs

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir